Sanal gerçek fiziksel gerçekliğin yerini alırsa…

826

Tüketiciler, görme, işitme, tatma, koklama ve dokunma duyularımızla etkileşime girebilen bağlı teknolojilerin sunacağı bir dizi faydalı hizmetin 2030 yılına kadar gerçeğe dönüşmesini bekliyor.

Ericsson’un dünya genelinde 15 şehirden ileri düzey İnternet kullanıcıları arasında geçtiğimiz Ekim ayında internet üzerinden yaptığı araştırma sonucu yayınladığı En Popüler Tüketici Trendleri raporunda duyuların interneti ile ilgili tüketici tahminlerine yer verildi.

Bangkok, Delhi, Jakarta, Johannesburg, Londra, Mexico City, Moskova, New York, San Francisco, São Paulo, Şangay, Singapur, Stockholm, Sidney ve Tokyo’da bulunan tüketicilerle gerçekleştirilen anketlerde tüketicilerin, 2030’da ekrana dayalı deneyimlerin, gerçeklikle neredeyse aynı olan çoklu duyusal deneyimlerle giderek daha çok rekabet edeceği görüşünü taşıdıkları ortaya çıktı.


Raporun yazarlarından biri olan Ericsson Consumer & IndustryLab Başkanı Dr. Pernilla Jonsson, “raporda giriş noktası olarak Artırılmış Gerçeklik gözlükleri temel alınarak, bunun tüketiciler için ne anlama gelebileceği araştırılıyor. Tüketicilerin Yapay Zeka (AI), Sanal Gerçeklik (VR), Artırılmış Gerçeklik (AR), 5G ve otomasyon teknolojilerinin sağlayacağı duyusal bağlanırlığın günlük yaşamımızda böylesine değişiklikler yapacağını öngörmelerini beklemiyorduk” diyor.

2030’a doğru en popüler 10 trend:

  1. İnsan beyni kullanıcı arayüzü olacak
    Tüketicilerin yüzde 59’u sadece bir hedef noktası düşünerek Sanal Gerçeklik gözlüklerinde gidecekleri yerin rotasını görebileceklerine inanıyor.
  2. Tıpkı benim sesim
    Tüketicilerin yüzde 67’si mikrofon kullanarak ailelerini dahi kandıracak kadar gerçekçi bir şekilde birinin sesini taklit edebileceklerine inanıyor.
  3. İstediğiniz tüm lezzetler
    Tüketicilerin yüzde 45’i yenilen her şeyi dijital olarak zenginleştiren ve böylece tüm yiyeceklerin istediğiniz tatta olmasını sağlayacak bir cihaz olacağını tahmin ediyor.
  4. Dijital aroma
    Her 10 kişiden 6’sı, tüm doğal kokularını deneyimlemek dahil ormanları veya kırsal bölgeleri dijital olarak ziyaret edebileceklerini tahmin ediyor.
  5. Tam dokunma hissi
    10 kişiden en az 6’sı ekrana dokunduklarında dijital simgelerin ve düğmelerin şeklini ve dokusunu ileten ekranları bulunan akıllı telefonlar olacağını tahmin ediyor.
  6. Tümleşik gerçeklik
    10 kişiden 7’si 2030 yılında Sanal Gerçeklik oyunlarının fiziksel gerçeklikten ayırt edilemeyeceğini düşünüyor
  7. Gerçek olarak doğrulanan haberler
    “Sahte Haberler”in sonu gelebilir: Katılımcıların yarısı, kapsamlı doğrulamaların yapıldığı haber hizmetlerinin yaygınlaşmasını beklediklerini söylüyor.
  8. ‘‘Kişisel gizlilik koruması’ sonrası tüketiciler
    Katılımcıların yarısı “kişisel gizlilik koruması sonrası tüketici” olacaklarını ifade etti: 2030 yılına kadar kişisel veri ile ilgili tüm sorunların çözülmesini ve böylece verilerin etkin olarak kullanıldığı bir dünyadan güvenli bir şekilde faydalanabileceklerini tahmin ediyor.
  9. Bağlı ve sürdürülebilir
    10 kişiden 6’sı Duyuların İnternetine dayalı hizmetlerin toplumu çevresel açıdan daha sürdürebilir hale getireceğine inanıyor.
  10. Duyuya dayalı hizmetler
    Tüketicilerin yüzde 45’i, alışveriş yaparken beş duyuyu da kullanabilmelerine olanak tanıyan alışveriş merkezlerinin olacağını tahmin ediyor.