24 Haziran 2017 Cumartesi

Akmayan trafik kalp krizi riskini artırıyor

Günlük stresin en büyük nedenlerinden birisi trafik. Özellikle büyük şehirlerde yaşayanların bu çilesi artık yalnızca iş ya da okul çıkışlarında değil günün her saatinde karşınıza çıkabiliyor.

13 Haziran 2017 Salı 14:39
Akmayan trafik kalp krizi riskini artırıyor
Yoğun trafiğe maruz kalmanın tek etkisinin gideceğimiz yere geç kalmak olmadığını belirten Medical Park Gaziosmanpaşa Hastanesi Uzman Klinik Psikolog İpek Özaktaç, akmayan trafiğin kişilerin fiziksel ve ruhsal sağlığı açısından tehdit unsurunu oluşturduğunu söyleyerek, bazı bilgiler paylaştı.


Araştırmalar, trafiğin ruhsal sağlığımız üzerinde olumsuz etkileri bulunduğunu ortaya koyuyor. Akmayan trafiğin içinde sıkışıp kalmak günlük yaşantımızda kişilerin fiziksel ve ruhsal sağlığı açısından en büyük tehdit unsurunu oluşturuyor.

Son günlerde özellikle trafikte yaşanan tartışmalar gündemi meşgul ederken, Medical Park Gaziosmanpaşa Hastanesi Uzman Klinik Psikolog İpek Özaktaç, trafikte maruz kalınan hava kirliliğinin de kalp krizi ya da astım gibi nefes ve solunum problemleri yaşama riskini de artırdığı kaydetti.

İpek Özaktaç, konuyla ilgili şunları söyledi: "Stres, kişide denge ve uyum bozulduğu zaman yaşanır. İç dengenin bozulması durumunda organizmanın yeniden dengeyi kurmaya çalışması strestir. Tehditkar bir olay olmasa dahi herhangi bir yaşam olayı dengemizi bozabilir ve stres kaynağı olabilir. Günlük hayatta her birimiz araba kullanmıyor olsak bile gerek yaya olarak gerek evimizde dinlenirken dışarıdan duyduğumuz korna sesleriyle trafik stresine maruz kalabiliyoruz. Stresin etkileri ise fiziksel, duygusal ve düşünce boyutunda hissedebiliriz. Fiziksel olarak bedende oluşan kalp çarpıntısı, terleme, titreme, nefes darlığı, baş ağrısı, mide ağrısı; duygusal olarak kaygı, sıkıntı, korku, mutsuzluk, umutsuzluk; düşünce anlamında ise karamsar, çaresiz ve umutsuz düşünceler eşlik edebilir."

TRAFİK STRESİ KRONİKLEŞTİ
Trafikte seyir halindeyken aniden önünüze direksiyon kırılması, sinyal vermeden dönüş yapılması, dikkatsiz bir şekilde ara sokaktan önünüze çıkılması, taksi, otobüs ve dolmuşların bekleme süreleri ya da yayaların aniden yola çıkması günlük hayatta yaşamaya alışık olduğumuz durumlar haline geldi. Tüm bu örneklere her gün maruz kalıyor olmak kişi üzerinde stresin kronik hale gelmesine neden olabilir. Araba sürerken stresi tetikleyen en önemli noktalardan biri sabırsızlıktır. Bir türlü ilerlemeyen yolda arabaların hareket etmesini beklemek ve diğer sürücülerin hataları ile uğraşmak sabırsızlığı arttıran etkenler arasındadır. Ulaşılmaya çalışılan yere geç kalındığının fark edilmesi ve hareket edememenin getirdiği engellenmişlik hissi ile birlikte sabırsızlık, trafikteki stresle baş etmeyi daha da zorlaştırır.


TRAFİKTE RAHATLAMA YOLLARI
Kendinizi trafikten korumak için atacağınız adımlardan sonraki en büyük çözüm arabada geçirdiğiniz sürede yaşadığınız stresi azaltmak olacaktır. Trafikte ne yaşayacağınızı kontrol edemeyebilirsiniz fakat yaşadıklarınıza vereceğiniz tepkiyi düzenleyebilirsiniz.
Nefes alın, verin, tekrarlayın. Stres ve gerginlikle direksiyonu sıkmaya başladığınızı fark ettiğiniz anda nefesinize odaklanın. Yavaş ve derin nefesler ile nefesinizi düzenleyin.
İçinde bulunduğunuz durumu gözden geçirin. Trafik tıkanıklığını gideceğiniz yere ulaşmanın önünde bir engel olarak düşünmek yerine iş dönüşü dinlenmek üzere vakit geçireceğiniz bir yer gibi hayal edin ya da sevdiğiniz radyo programını dinlemek için bir fırsat olarak yorumlayın.
Kızgınlık sonucu oluşan tepkilerinizi hafifletin. Her olumsuz duyguyu ortadan kaldırmanız mümkün olmayabilir. Diğer sürücülerin hata yaptıklarını fark ettiğinizde sıkıntı hissediyor olabilirsiniz. O anda ne hissettiğinizi fark ederek bunu kabul edin ve sonraki adıma geçin. Hatalı davranan sürücülere karşın sizin daha dikkatli olmanız gerektiğini kendinize hatırlatın. Böylelikle o sürücünün olumsuz davranışından kendinizi uzaklaştırmış ve olumsuz duygulara neden olan bir durumun yol boyunca size eşlik etmesini önlemiş olursunuz.
Endişeli düşüncelerinizi yatıştırın. Gitmeniz gereken yere geç kaldığınızı fark ediyorsanız endişelenmeye başladığınızı fark edin, kabul edin ve bırakın. Dikkatinizi başka yöne çevirin. Diğer araçların görünüşüne, çevrenizdeki seslere ya da radyoda çalan müziğe odaklanmaya çalışın.

GAZETE MANŞETLERİ

ARŞİV