Mercedes-Benz, yeni rotasını belirledi!

618
Mercedes-Benz, yeni rotasını belirledi!

Mercedes-Benz, tamamen elektrikli bir gelecek için rotayı belirledi. Önümüzdeki on yılın sonunda marka tamamen elektrikli olmaya hazırlanıyor.

Mercedes, “Önce Elektrik”ten “Yalnızca Elektrik”e doğru 40 milyar Euro’luk stratejik bir adımla, emisyonsuz ve yazılım odaklı bir geleceğe dönüşüm startını verdi.
Stuttgart’taki toplantıda yeni rotanın şifrelerini paylaşan Mercedes-Benz, 2022 yılına kadar hizmet verdiği tüm segmentlerde akülü elektrikli araç (BEV) satmayı planlıyor. 2025’ten itibaren tüm yeni araç mimarileri yalnızca elektrikli olacak ve müşterilerin her model için seçebilecekleri tamamen elektrikli bir alternatifi olacak. 

“Elektromobilite ivme kazanıyor”

Daimler AG ve Mercedes-Benz AG CEO’su Ola Källenius, düzenlenen toplantıda gelecek planlarına dair açıklamalarda bulundu. Ola Källenius, “Dönüm noktası yaklaşıyor ve on yılın sonunda piyasalar tamamen elektrikli otomobillere geçtiğinde biz de hazır olacağız” dedi. Källenius devamla, “Bu adım, sermayenin temelden yeniden tahsis edilmesini de içeriyor. Hızlandırılmış dönüşümü karlı hale getirmek ve böylece Mercedes-Benz’in başarı hikayesini yeni bir çağda sürdürmek istiyoruz. Nitelikli ve motivasyonu yüksek iş gücümüzle başarılı olacağımıza inanıyorum” dedi.

Şirket, araştırma ve geliştirme yatırımlarını önemli ölçüde hızlandırıyor

Toplamda, 2022 ile 2030 yılları arasında akülü elektrikli araçlara yapılan yatırımlar için 40 milyar Euro’dan fazla bütçe ayıran Mercedes-Benz, elektrikli araçlar yelpazesini daha hızlı genişleterek, elektromobilitedeki atılımında öne geçmeyi hedefliyor.

Mercedes’in teknoloji planı

2025’te Mercedes-Benz, tamamen elektrikli üç mimari sunmayı planlıyor: MB.EA, tüm orta ve büyük otomobilleri kapsayacak ve ölçeklenebilir bir modüler sistem olarak gelecekteki BEV portföyünün elektrik temelini sağlayacak.

AMG.EA, “Mercedes-AMG’nin teknolojiden anlayan ve performans odaklı müşterilerinin ihtiyaçlarına yönelik, üstün performans için tasarlanmış bir elektrikli platform” olacak.

VAN.EA, gelecekte emisyonsuz ulaşım ve CO2 içermeyen şehirlere katkıda bulunacak elektrikli kamyonetler ve hafif ticari araçlar için yeni bir çağın habercisi olarak adlandırılıyor.
Mercedes-Benz, planlama, geliştirme, satın alma ve üretimin tek çatı altında toplandığı sürüş faaliyetlerini yeniden organize ettikten sonra, elektrikli araçlar için tahrik teknolojilerini yeniden depolayarak geliştirme ve üretimdeki katma değer derinliğini artırmak istiyor. Üreteceği kendi elektrik motorları, invertörler ve yazılım dahil olmak üzere tüm sistemin verimliliğine ve maliyetlerine odaklanan stratejinin önemli bir parçası olacak.

Çin, hızlandırılmış elektrik stratejisinde kilit bir rol oynayacak

Çin, yüzlerce uzman şirket ve tedarikçi ile halihazırda elektrikli araçlar için dünyanın en büyük pazarı.
Mercedes-Benz, 200 Gigawatt saatten fazla pil kapasitesine ihtiyaç duyuyor ve hücre üretimi için dünya çapında sekiz fabrika kurmak için ortaklarla birlikte çalışmayı planlıyor. Bu kapasiteler, batarya sistemlerinin üretimi için halihazırda planlanmış olan dokuz fabrika ağını tamamlıyor. Yeni nesil piller kapsamlı bir şekilde standartlaştırılacak ve gelecekteki tüm Mercedes-Benz otomobil ve kamyonetlerinin yüzde 90’ından fazlasında kullanıma uygun hale getirilecek. Aynı zamanda bireysel çözümler sunmak için çok esnek olacak.

Avrupa’da geleceğin hücre ve modüllerini geliştirmek ve üretmek

Ola Källenius, “Mercedes-Benz, en gelişmiş pil hücresi teknolojisini otomobillerine ve kamyonetlerine sürekli olarak entegre ederek, yaşam döngüleri boyunca araçların menzilini artırmak istiyor” diyor.

Mercedes-Benz, yeni nesil piller üzerinde SilaNano gibi teknolojinin en önemli oyuncuları olan ortaklarla birlikte çalışıyor. Amaç, anotun silikon içeriğini önemli ölçüde artırarak enerji yoğunluğunu arttırmak. Bu, “benzeri görülmemiş menziller” ve hatta daha kısa şarj süreleri demek. Katı hal teknolojisi söz konusu olduğunda, Mercedes-Benz, daha da yüksek enerji yoğunluğuna ve güvenliğine sahip piller geliştirmek için iş ortaklarıyla görüşüyor.

30 bin şarj istasyonu, “Tak ve Şarj Et”sistemi ile Shell birliktelliği!

Mercedes-Benz “Tak ve Şarj Et” sistemiyle, kimlik doğrulama ve ödeme işlemleri için ek adımlara gerek kalmadan bir ücretlendirme işlemini hayata geçirecek. “Mercedes me Charge” halihazırda dünyanın en büyük şarj ağlarından biri ve şu anda 530.000’den fazla doğru akım ve alternatif akım şarj noktasından oluşmakta. Ayrıca Mercedes-Benz, şarj ağını genişletmek için Shell ile birlikte çalışıyor. Müşteriler, Shell’in 2025 yılına kadar Avrupa, Çin ve Kuzey Amerika’da 10.000’den fazla hızlı şarj istasyonu da dahil olmak üzere 30.000 şarj noktasına ulaşması beklenen şarj ağına daha kolay erişecek. Ayrıca Mercedes-Benz, Avrupa’da müşterilerine “olağanüstü konumlarda kişiye özel bir şarj aralığı” sunacak premium şarj istasyonları planlıyor.

Mercedes-Benz şu anda Vision EQXX’i geliştiriyor

Vision EQXX, gerçek menzili 1000 kilometreden fazla olan ve otoyolda normal hızda 100 kilometrede kilovat saat için tek haneli bir tüketim değerine ulaşma hedefi olan elektrikli bir otomobil. Mercedes_Benz, Vision EQXX’in dünya prömiyerini 2022 yılı içinde yapacak. Bu elektrikli otomobille sağlananı teknolojik gelişmeler, Mercedes-Benz’in yeni araç mimarilerine aktarılacak.

Üretim planı

Mercedes-Benz, küresel üretim ağını tamamen elektrikli araçların üretimine hazırlamak için tüm hızıyla çalışıyor. Gelecek yıldan itibaren, sekiz Mercedes elektrikli araç, üç kıtada yedi noktada montaj hattından çıkacak. Ayrıca, Mercedes-Benz AG tarafından işletilen tüm otomobil ve akü montaj tesisleri, 2022 yılına kadar iklim açısından nötr üretime dönüştürülecek.
Alman akü üretimi ve otomasyon sistemleri uzmanı Grob ile işbirliği içinde olan Mercedes-Benz, akü üretim kapasitelerini ve kendi bilgi birikimini güçlendiriyor. İşbirliği ile pil modüllerinin ve pil paketlerinin montajına odaklanmış durumda. Ayrıca Mercedes-Benz, Baden Kuppenheim’da piller için bir geri dönüşüm fabrikası kurmayı planlıyor. Bu, teknik bilgi geliştirmeye ve geri dönüşüm kapasitelerini güvenli hale getirmeye olanak tanıyacak.